2010 Ocak / Dünya İnsanı Çerçevesinde İnternet

Önceki Sayfa
Okunma Sayısı: 2036

 

Korsan Parti 1 Ocak 2006 tarihinde İsveç’te (Piratpartiet) kurulmuştur. Korsan Partinin resmi internet sitesi dışında bir de radyosu bulunmaktadır. Bilinen bir parti binası veya ofisi bulunmamaktadır. Toplantılarını küçük bir cafede yapmaktadır. Korsan Parti de tam manasıyla bir siyasi program ve olması gereken şekilde bir örgütlenme yapısı bulunmamaktadır. Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oyların yüzde 7,1’ini alarak 1 koltuğa sahip olmuştur. Şu an İspanya, Arjantin, Avustralya, Danimarka, Almanya, Peru, Polonya, Güney Afrika, İsviçre, ABD, Avusturya, Brezilya, Finlandiya, Kanada, İtalya, İrlanda, Yeni Zelanda, Hollanda, Norveç, Romanya, İspanya, Sırbistan, İsveç, İngiltere gibi pek çok Ülkede Korsan Parti taraftar bulmaktadır. Korsan Parti ne istemektedir;
 
1-      İnternetteki telif hakları ve patent haklarının kaldırılmasını istemektedir; 
2-      İnternetteki dosya paylaşımının serbest olmasını istiyor. Ticari olmayan her tür kopyalamanın serbest bırakılmasını istiyor. İnternet aracılığıyla dosya paylaşımının bilgisayarlar arası veri transferinin cezalandırılmak yerine teşvik edilmesi gerektiğini savunan Korsan parti, kültürün ve bilginin, paylaşıldıkları ölçüde daha fazla değer kazandığını vurguluyor. İnternetin, bugüne kadar yaratılmış kamuya açık en büyük kütüphaneye dönüştürülmesini savunuyor.
3-      Kişisel bilgilerin yeni yasalarla korunmasını istemektedir; Sebebi ise, Parti terörizmi veya ticari güvenliği gerekçe göstererek çıkarılan, kişisel bilgilerin saklanmasını ve devlet kurumları arasında paylaşılmasını öngören yasalardır. Kişilerin özel hayatının devletler ve şirketler tarafından gözlenmesinin ve takip edilmesinin önüne geçmek ve herkesin gerçek konuşma özgürlüğünün garanti altına alınmasını istiyor.
4-      Bütün fikri mülkiyet yasalarının kaldırılmasını istemektedir. Sebebini ise, gelişmiş ülkeler fikri mülkiyeti paylaşmadığı için gelişmekte olanların açlıktan öldüğünü belirtiyor. Yoksul ülkelerde insanların ölümüne yol açan ilaç patentleri ile ilgili düzenlemelerin değiştirilmesini tüm insanlık için talep ediyor. Sinema, müzik ve yayın endüstrisi yerine sadece sanatçı ve sanatsever kazanmalı. Kazancını üretimi kısmaktan değil tam tersi daha fazla üretilmekten yani tanınırlıktan kazanmalı politikasını benimsiyor.
5-      Devlet Yönetiminin şeffaflığı ve internet üzerinde gizlilik için doğru, dürüst bir ortamın güçlendirilmesini istemektedir.
 
İsveç’in Dinleme Servisi FRA’dan adını alan bir yasaya göre, telefon konuşmalarının, elektronik posta mesajlarının ve internet trafiğinin mahkeme kararına gerek olmadan denetlenmesine izin veriyor. Ülkeler arası elektronik mesajlar şu an için 250 bin anahtar kelime veya terimi teşhis edecek şekilde her an taranıyor. Parti lideri Rick Falkvinge, sanatçıların büyük bir emekle hazırladıkları çalışmaların karşılığı daha çok tanınarak daha çok kazanacaklar ve onlara bir zarar gelmeyecek diyor. Olan aradaki yapımcı ve plak şirketlerine olacaktır diyor. Asıl mesele, internette müzik dosyası paylaşımının çok ötesinde, bunu mazeret gösterip herkesin denetlendiği bir toplum yaratmak istiyorlar. Bizim mücadelemiz 21. yüzyılın vatandaşlık hakları için. Korsan Parti, şirketlerin gelişmekte olan ülkelerin dolandırılmasında yer aldığını, birkaç iktidar oburu kişinin ve açgözlü şirketlerin hem özel hayatın gizliliğini hem de dürüstlük ilkesini ihlal ettiğini söylüyor.
 
Parti 2006 Riksdag seçimlerine katılmış ve oy yetersizliğinden parlamentoya girememiştir. The Pirate Bay davası ile birlikte paylaşım ağlarına duyulan nefretin tepki oyları ve parti katılımı olarak geri dönmesi son zamanlarda hızlı bir yükselişe girmesine neden olmuştur. The Prate Bay sitesi korsan olarak film ve müzik paylaşımına ortam sağlayan bir siteydi. Bu site ise, İsveç’teki bittorrent tabanlı paylaşımdaki merkez siteleri sorumlu tutmuyordu. 2005 yılında ise isveç’de çıkarılan kanun bu duruma engel oldu ve bu site de korsan partinin önünün açılmasına yardımcı oldu. Sitenin dört yöneticisi ise ceza almıştır. O açılmış olan dava da bir internet hareketinin doğmasına yol açmış ve korsan partiyi doğurmuştur.
 
Bu yaşadığımız zamana ister Dijital çağ ister 21. yüzyıl diyelim. Ama görüleceği üzere bir faklı devirde yaşıyoruz. Eskiden parti kelimesinin bile insanlarına yabancı olduğu bir dünyada yaşardık. Şimdi ise bakıyoruz ki internet çıktı ve ne olduğunu bile anlamadan dünyayı sardı. Şimdi ise sırf internette olurdu? Olmazdı? Diye görüşler, davalar, talepler şu an içinde partiler ortaya çıkmaya başladı. Sadece çıksa gene iyi üstüne birde oy aldı ve üyesi parlamentoya girdi. İnsanın her bir yanını teknoloji sarmıştır. İnsan artık istese de istemese de modern sistemin içindedir. Bu modern sistemde ise insan olmazlara ve yasaklara isyan etmektedir. Kabullenmediği bu duruma da “ bilgi ile bilgiye ulaşmak isteyenler arasında duran her şey ortadan kalkmalı” sloganıyla baş kaldırmaktadır.
 
Gelişmeyi başarmış ve gelişmeyi başaramamış ülkeler arasında çok büyük uçurumların bulunduğu malumunuzdur. Fakir halklar ve zengin halklar marka, telif hakkı, patent hakkı gibi oluşumlarla daha bir zenginleşiyor daha bir de fakirleşiyor. Tüm bunların temelinde insanoğlunun yaşamına karmakarışık bir düzen getirmesinden kaynaklanmaktadır. Bu öyle bir düzendir ki hangi yana gidersen git sistemin dışına çıkamadığın bir durumdur. Kanun dışı uygulamalar dahi bir sistemin unsuru olarak ceyran etmektedir. Mafya denen olay dahi sistemin içerisindedir. Zati içerisinde olmasa yok olur ve varlığını sürdüremez. Dünyamızda sabit kalan bir şey yoktur. Yeni Dinler ve inanışlar taraftarlarını bulmuştur.
 
Benim kanaatime göre, Hukuk yenilenmelidir. Bazı meselelerde ihtiyaç olup olmadığına bakılmaksızın Dünya İnsanının mutluluğu için Yeni ve toplumda yaşanan dışında hiç yazılı metne geçmemiş Hukuki Müesseseler oluşturulmalıdır. Yasalar tekrardan gözden geçirilmeli eksiklikleri ya giderilmeli ya da eskisinden daha farklı, etkili, yardımcı, zaman ve ihtiyaca göre değişebilir özelliği olan, çözümcü düzenlemeler yapılmalıdır. Hiç kuşkusuz dünyada kabul gören yasaların ülkemizde de yerini bulması kaçınılmazdır. Buna rağmen Dünyada uygulanırlığı olan yasanın illa doğru olmasını gerektirmemektedir. Aklın ve bilimin ışığında incelenmeli ve gerekmiyorsa ayak uydurmak adına şaçma sapan uygulamalara girilmemesi gerekmektedir. Başka ülkelerin bulup uygulamaya geçmesinden önce bizim o uygulamayı bulup dünyaya uygulatmamızda mümkündür. Bu yolun açılabilmesi için Düşünen ve araştıran meslek sahibi insanlarımızın teşvik edilmesi ve sonucunda da düşündükleri için cezalandırılması yerine mükâfatlandırılması gereklilik arz etmektedir.